BAĞEVİ

30/4/2009

BAĞEVİ

Etrafı ağaçlarla,çiçeklerle ve üzüm bağıyla çevrili bir bahçe ve bu bahçenin tam ortasında üç katlı bir ev yazı ayrı güzel,  kışı ayrı güzel ama biraz zahmetli yinede neşe içinde geçirdiğim o güzel günler ve o ev :   Tüm aile birlikte geçirdiğimiz bayramlar, salça zamanı, şire zamanı, kurban kesimi  çoluk çocuk bahçedeki koşturmacamız havuzun etrafında kovalamacalarımız ve babannemin   “ biik kele bacım heç durmıysıız”  diye çınlayan sesi anılarımdan hiç çıkmayan film kareleri gibidir. İçinde yaşarken hiç farkına varmadığımız, şimdi uzaktan bakınca inadına ulaşılmaz ve güzel gelen o günler. Amcalarım, yengelerim, halalarım ve kuzenler. Küçüklü büyüklü çocuklardık.  O bahçenin her yanında ayrı bir hatıra bıraktık. Kuyudan  su motoru vasıtasıyla çekilen buz gibi suyla dolu havuz; bir cesaret içine dalıp dudaklarımız mor titreyerek çıkışımız sıcak bahçe betonuyla veya güneşte ısınmış bahçe hortumundan akan sıcak sularla ısınmaya çalışmamız. Hangisini anlatayım şimdi birdenbire hafızamda canlanan o eski hatıraların bilmem. Nisan ayı sanırım bana bunları hatırlatan yada biraz önce çocukların ağaçtan koparıp verdikleri erikler. Bir erik ağacımız vardı hemen merdivenlerin yanında altında evcilik oynadığım nisan mayıs gelince dallarından tazecik erikler topladığım. Mutfağın bütün eşyalarını indirir evcilik oynardım zavallı babannem söylene söylene toplardı. Hemen yanıbaşında bir kartopu ağacı vardı birimizin  dalına asıp unuttuğu  yaz geçip sonbahar gelince bulduğumuz  arabanın anahtarları geliyor aklıma. Benim yedinci yaşımın hediyesi altın bileziğimi ondört yaşımda bulduğum çiçeklik babannemin söylemiyle ekinlik. Üzerine çıkarak şiirler şarkılar söylediğim , istiklal marşını ezberlediğim küçük havuz. Dallarında Tarzancılık oynarken düştüğüm ceviz ağacı. Şimdiki çocuklar bilmiyorlar hangi mevsimde hangi ağaca çıkılır ne kadar şanslıymışız meğer.  Önce bademler ardından erikler çiçek açardı. Haziran deyince kiraz ağacının tepesinden inilmezdi. Hemen dibindeki leylaklar anneler gününün kurtarıcısıydı. Temmuzda dut Ağustosta incir yerdik dalından. Eylül geldimi ceviz ve fıstık demekti. Ellerimiz kararırdı cevizden. Hele birde babannem şire yapmaz mıydı. Gelsin tatlı sucuklar, bastıklar, tarhanalar.

     Ben o evde doğmamışım ama çocukluğumun en güzel yılları orda geçti.  Kimbilir birçoğunuzunda çocukluğunun geçtiği böyle bir ev vardı  belki mizansen biraz değişikti, dekor farklı, kişiler başka ama biz hep o bahçelerde bıraktık çocukluğumuzu.Hikayeler dinledik uzun kış geceleri sobanın çıtırtısının yanında , patlatılan mısırların o eşsiz tadında.  Sobanın üzerinde pişirilen burma kadayıfı bir daha asla o lezzette yiyemeyeceğimi bilmek, çarşıdan aldığım kestaneleri sobanın üstünde pişirmeye çalışırken boğazıma düğümlenen o garip boğum. Sizde hikayeler dinledinizmi tandırın başında bilmem hele birde oyıllarda sıkça olduğu gibi elektrikler kesilince daha bir doyulmaz olurdu sohbetin tadı hatırlarım hala elektrik gelince biz çocukların hayal kırıklığına uğradığını. Vezir olmanın adam olmaya yetmediğini o hikayelerden öğrendik. Kimsenin yaptığının yanına kar kalmayacağını, bir böceğin bile sebebsiz yaratılmadığını, her işte bir hayır olduğunu, sevmeyi, sevilmeyi, cömertliği, kahramanlığı, saygıyı, adam olmayı, incitmemeyi o hikayelerden öğrendik.

      O ev, o bahçe, o sohbetler  yok artık.Hatta kar bile öyle yağmıyor şimdilerde. Mevsimler mi değişti ne? O günlerden geriye kalan bir sıcaklık, bir tatlı tebessüm ve hikayelerle süslenen anılarım sadece “yasemin kulun olsun yar senin”  “ üç turuncun hikayesi”  “uzun duvar” ve daha niceleri  babannemle birlikte bağevi ve sinemada sanki  uzaktan bakıyorlar bana.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır

2009-05-05 20:08:29 - merhaba

Yazan: tekeli
Blogta hala canlı yaşayan bloglar görmek gerçekten güzel.Blog olayı ilk başladığında daha güzeldi.İlk iştahla herkes yorumlar yazar dostluklar kurulurdu ama malesef fazla uzun sürmedi ve azaldı.Ne güzel di aslında paylaşmak ben burdayım kısacası.Esen kalın.
Bağlantı - -

2009-05-05 09:02:11 - anılar

Yazan: fahri
nefis bir anlatım ah anılar
ve büyük kalabalık aile yaşamı
çok güzel ah ah nerede o günler
ginede artısı eksisi ile yaşanan o günler
sevgi saygı selam
Bağlantı - -
« Önceki -

HAYAT VE İNSAN

hayat dediğin bir nehir akar gider karışamazsan sularına seyreder durursun yalnızca

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro
İlgili aramalar: müzik - Şebnem ferah - - sil baştan -  Şebnem -  ferah -   sil -   baştan