5/2/2008
SELAM SEVGİLİ BLOG ARKADAŞLARIM,
ŞİMDİ YENİ YAZI GÖRENLER EH NİHAYET DİYECEKLER BİRBUÇUK AYI GEÇMİŞ ÇÜNKÜ. HERGÜN İÇİMDEN BİR SÜRÜ ŞEY YAZMA İSTEĞİ DOLUP TAŞARAK GELSEDE MALESEF EVLERİNDEN BAĞLANAN O MUTLU GRUP ARASINA GİREMEDİM HENÜZ. BANA HENÜZ BİR TUŞ UZAKLIKTA DEĞİL BU HARİKA DÜNYA. EN AZ BEŞ KM. VAR ARAMIZDA. EVİNİZ ŞEHİR DIŞINDA OLUNJCA HELE ARABANIZDA MECBURİ HİZMETE GİDİNCE KALIVERİYORSUNUZ SADECE KİTAPLARINIZLA BAŞBAŞA. SON ZAMANLARDA GÜNDEMLE İLGİLİ, OKUDUĞUM KİTAPLARLA İLGİLİ ÖYLE ÇOK ŞEYİ PAYLAŞMAK İSTİYORUM Kİ SİZ SEVGİLİ BLOGCULARIMLA. AMA İŞTE YAKLAŞIK BİR SAAT ÖNCE GELDİM. MAİL KUTUMDA BİRİKEN BİN BİLMEM KAÇ MAİLİ AZ OKUYARAK, AZ SİLEREK; MSN' DEN GELEN "NEREDESİN SEEEENNN?" ÇIĞLIKLARINA CEVAP YAZARAK, BİR ARPA BOYU YOL BİLE KATEDEMEDİMİĞİMİ, YAZMAK İSTEDİĞİM BİR ÇOK ŞEYİ YAZAMANDAN BİRAZDAN ÇIKIP EVE GİTMEK DURUMUNDA OLDUĞUMUDA BİLEREK HİÇ OLMAZSA GÜNCEL TUTMAYA ÇALIŞTIĞIM
SAYFAMDAN SİZLERİN SICAK VE GÜZEL YAZILARINIZA DA ŞÖYLE BİR GÖZ ATIP KAÇACAĞIM. SANIRIM UZUNCA BİR ZAMANDA GÖRÜNMEYECEĞİM. AMA BU TÜRBAN KONUSUYLA İLGİLİ BEN DE İKİ ÇİFT LAF ETMEDEN İÇİM RAHAT ETMEYECEK. HEP DÜŞÜNÜYORUM İNÖNÜNÜN O GÜZEL SÖZÜNE TAKILIYORUM " BU ÜLKEDE NAMUS ERBABI DA NAMUSSUZLAR KADAR CÜRETKAR OLMADIKÇA" SANIRIM SORUNLAR HEP YERİNDE SAYACAK SESİMİZ HALA ÇIKIYOR DİYEMİYORUM. EN CÜRETKAR GAZETECİLERİN BİLE ÇARESİZ KALDIĞINA TANIK OLUYORUM YAZILANLAR SÖYLENENLER HAVADA KALIYOR GİBİ. BİR YAZI OKUDUM BİRAZ ÖNCE DUYGULARIMA TERCÜMAN OLAN ONU PAYLAŞMAK İSTİYORUM SON OLARAK UMUTLUYUM HALA HERŞEYE RAĞMAN GELECEK GÜZEL GÜNLER VAR HALA EMİNİM SEVGİYLE KALIN
Elbette tepkimizi gösterecek eylemler yapılmalı, egemenlik-bağımsızlık-laiklik konularında asla susulmayıp her an uyanık ve duyarlı olduğumuz anlatılmalı ama, söylediklerimizin arkasında da kararlıklıkla duracağımız her koşulda gösterilmeli ve asla taviz verilmeden unutulmadan Atatürk yolu izlenebilmeli... Hüseyin Mümtaz'ın yazısı bana battı, canımı acıttı.. Çünkü yerden göğe kadar haklı... ÇYDD gibi dışarıdan beslenen STK'ların düzenlediği eylemlerin "gaz almaya" yönelik olması engellenmeli... 2 bayrak sallandı, 3 slogan atıldı diye vatan görevini yerine getirildi sayılmamalı. Takipçisi olunmalı, ne söylediysek her ne pahasına olursa olsun uygulamaktan kaçınılmamalı. Unuttuk mu, Erbakan yıllar yıllar önce çıkıp "askerler rektörler türbana selam duracaklar" demişti. "İlacı şekere sarıp vereceğiz" demişti. "Kanlı mı olacak kansız mı" demişti... Şimdi öğrencileri onun bu sözlerini tutup, bir bir yerine getiriyor.. Peki ya bizler? Atatürk'ün evlatlarıyız diyen bizler hangi sözünü tutup da yerine getirdik? Şeyh, tarikat, meczup ülkesi olmayacak dediği Türkiye'nin geldiği şu durumda hiç mi payımız yok? Düşünsenize, olmayan mezarlar için İstanbul'un göbeğinde türbeler icad ediliyor! Çünkü kendisini Atatürkçü sayanlar dahi gidip taşın karşısında el açıp dua ediyor, taşa tapınıyor! Bağımsızlık ve egemenlik için verilmiş bir savaşın mürasçısıyken Avrupa kapılarında, ABD kapılarında ve şimdi elin yallelli ilkel araplarının kapılarında ayaklarının altında böcekler gibi ezilen biz değil miyiz? Geldiğimizşu noktadan sonra artık ben kimseyi suçlama hakkını kendimde göremiyorum! Kış kışlığını puşt puştluğunu yapacak tabii ne bekliyorduk ki zaten.. Önemli olan bizim ne yaptığımız. Bizler de ağızı açık ayran budalası gibi olup biteni izleyip, yıllardır yan gelip yatmışsak, bu güne kadar yapılanlara doğru dürüst ses çıkartmayıp işi boyuna yukarıdakilere, asıl ihanetçilere havale ettiysek bunun suçunu nasıl başkalarının üzerine atabiliriz? Bakın şimdi hıyanet içindeki hükümet ve ortağı Mehepe'nin arkadan kurmalı kuklası yıllarca emek vermiş olan öğretim görevlilerine kapıyı gösterdi. İşte bu noktadan sonra ben rektörler de dahil bütün öğretim görevlilerinin tamamının topluca istifasını beklerim.. Bakalım o zaman ne halt eder hainler, açıkça görürüz... Yok eğer kişisel kaygılar ve çıkarları nedeniyle korkar da yapamazlarsa, geçiniz! Oradan oraya elde bayrak koşturmanın manası kalmamıştır derim!
Kabul edelim, karşımızda dalalet ve hıyanet içerisindekiler varsa bizler de gaflet içerisindeyiz!
Kimse de söylediklerime alınmasın, çok kızgın, kırgınım ama asla yılgın değil!
Melike FK
Gölgeler ve İh(n)sanlar
Başınız her sıkıştığında Anıttepe'ye koşup Atatürk'e şikâyet etmekten başka yapacak daha iyi marifetleriniz olmalı. Geçen yılın ilk yarısında da çok görmüştük böyle mitingleri.
Cumhuriyet demiştiniz, bayrak demiştiniz, Atatürk demiştiniz, "Onuncu Yıl" marşları söylemiştiniz.
(**Yalan mı; "Çankaya yolları Gül'e kapalı" diye hançerelerimiz yırtılmıştı.. Şimdi kim var Çankaya'da? Sıkma başlı görgüsüz bidon ve o adam!! Sözde yollarını kapatacağımız Çankaya'ya çıktığı gün yandaşları bizlerden aldıkları rövanşın sevinçli telaşıyla koştura koştura köşke gittiğinde, yollarına güller dökülmeye kalkıldığında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i uğurlamaya bir avuç insan ancak gidebilmişti!!! Melikefk )
Ne oldu?
Suudi Kralı filancanın 10 Kasım'da Anıtkabir'e gitmeyip de maşlahının eteklerini savura savura Ankara'nın bir otelinde bağdaş kurup oturmasını hadi bir kenara bırakıyorum ama…
Ama Sudan Kralı falancanın da Anıtkabir'de Atatürk'e karşı cüppe ve kukuletası ile sergilediği soytarılığa bir şey demeyip, çıt çıkarmayıp şimdi başınız sıkışınca Atatürk'e koşmanızda kusura bakmayın pek samimiyet göremiyorum.
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Saygun'un üzerini "usul"leri öyle gerektirdi diye Pentagon'a girerken aramak istemiş, sokmamışlardı.
Gül'ün son gezisinde "Cumhurbaşkanlığı Yaveri"ni, yine "usul"leri öyleymiş diye Cumhurbaşkanı'nın arabasına almadılar.
Tepki gösterdiniz mi?
Genelkurmay Başkanını bile "bir fırt sigara" için son İngiltere gezisinde bahçeye çıkardılar.
Âdetleri öyleymiş.
Yurt dışına gidince yabancıların usul ve adaplarına uymakta büyük titizlik gösteriyorsunuz.
Jest yapıyorsunuz.
Jestleri hep siz yapıyorsunuz.
Jestleri neden hep siz yapıyorsunuz da başkasından aynı şeyleri beklemiyorsunuz?
Amerikan Dışişleri'nin üç numarası Bryza Erivan'da "Bir millet iki devlet anlayışını artık bir kenara bırakın" dedi.
Anlı şanlı politikacılarımızda çıt yok.
Yunanistan'ın Elefteros Tipos gazetesinde yayınlanan yorumda, Batı Trakya'da yaşayan Türklerin "İslamlaştırılan yerliler" olduğu ve bazılarının da "Türk olduğunu düşünen Çingeneler" olduğu yazıldı, mangalda kül bırakmayan politikacı ve akademisyenlerimizde yine tık yok.
Anıtkabir kime bağlıdır?
Türk Silâhlı Kuvvetleri'ne.
Sudanlı katil soytarı geldiğinde görevli Başçavuş neden "cübbeni takkeni çıkar, edebini takın" diye ona ve etrafındakilere haddini bildirmedi?
Neden?
Hem de kaşlarını şöyle bir çatarak.
"Bizim usulümüz de böyle, işinize gelirse" neden demedi?
Onun için ben şimdi Atatürk'e verdiğiniz 222A dilekçenizin pek kıymeti harbiyesi olduğuna inanmıyorum.
Samimi olanlar düşündükleri gibi yaşar, öyle davranırlar.
Özleri ve sözleri birdir.
Gölge etmeyin başka ihsan istemez.
Tamamen "şahsi fikrimdir".
Kayda geçsin diye ifade ediyorum.
"57'NCİ ALAY HER YERDE…
HEPİMİZ 57'NCİ ALAY'IN NEFERİYİZ."
Hüseyin MÜMTAZ
Yorum yaz!
:: Arkadaşına Gönder!
1 yorum yazılmıştır
2008-03-09 21:17:36 - Slm
Yazan:
Donence
Sayfanizi okumaya calistim ama sayfaniz bir sayfa halinde degilde yazi oldukca tasiyor saga,, en az gozuken kadar uc katta sag tarafa gitmek gerekiyor, boyle olunca takip zorlasiyor, umarim hersey sizin icin ve ulkemiz icin iyi olur, sevgi ve mutlulukla kalin!
Bağlantı -
-