NAKIP ALİYİ DE GEÇTİ HAAA

4/4/2009

 

Nakıp Ali, yaşamı Kadir İnanır ve Fatma Girik'in oynadığı "Sinema Bir mucizedir" filmine Konu olan, namı yurt dışına aşan bir sinema gönüllüsüdür . 1897 yılında o zamanki adıyla Ayıntab kasabasında doğar. Küçüklüğünde arkadaşlarını toplayıp örtüler altında onlara Hacivat ve Karagöz oynatan Nakıp Ali, daha sonraları "Saz" olarak da adlandırılan canlı müzik yapılan ve dönemin en önemli eğlence mekanları olan çay bahçelerini işletmeye başlar. Kurtuluş Savaşı'nın başlaması üzerine Kuvvayı Milliye'nin Antep Cephesi'nde bombacı olarak görev yapmıştır. Kendi yaptığı el bombalarını imal ettiği için, ismi Bombacı Ali olarak kalmış, Ayıntab'ı Gaziantep yapan sayısız kahramadan biri olmuştur. Savaş sonrasında İstanbul gezisi sırasında ilk defa sinemayı görür. İstanbul'dan aldığı ikinci el makinaları Gaziantep'e 1924 yılında getirir. Sinema makinelerini getiriken "Benim işim halkı eğlendirmek, bu sinema da çok eğlenceli bir şey" diyerek bölgenin ilk sinema işletmecisi olur. Elektriğin sınırlı olduğu o yıllarda jeneratörlerle işletilen sinema halkın yoğun ilgisiyle karşılaşır. Ahşap Asri Sinema (Sonradan altı beton, üstü beton Nakıp Sineması) Gaziantepliler için vaz geçilmez olmuştur. Nakıp Ali tarafından getirilen sessiz filmlerin altyazılarını İngilizce bilen bir öğretmenle anlaşarak anında salondakilere tercüme ettirir. Bununla da kalmayıp İstanbul'da bile olmayan bir uygulamayıbaşlatarak seans arasında konserler verdirdi. Filmin gösterimi sırasında gramafondan veya canlı olarak izleyicilere müzik dinlettirme fikri de ona aitti. Bütün sinemalarda sık sık cereyan kesilir, film kopardı. Haydi, iki kere neyse... Üçüncü kopuşta, seyirciler, "Nakıp Ali'yi geçti haa!" diye bağırırlardı. Neredeyse her gün her sinemada olurdu bu...

"Nakıp Aliyi de geçti haaa"

Nakıp Ali sinemasının bir espirisi olan "Nakıp Aliyi de geçti haaa" sesleri bugün hala Antepliler tarafından gündelik yaşamda kullanılan bir söz. Nakıp Ali'nin arkadaşları Nakıp Ali'den duyduları bir anıyı anlatırken Nakıp Ali'nin şöhretinin İstanbul’a kadar ulaştığını söylerler. Nakıp Ali seyahat için İstanbul’a gittiğinde bir de sinemaya gidip film seyretmek ister. Laleli’de bir sinemaya girer Koltuğa oturur filmi seyretmeye başlar ancak filmin ortasında film takılınca iki katlı sinemanın alt kat koltuklarında bir ses yükselir: "Nakıp Aliyi geçti haaa." Nakıp Ali sinemasında yaşananlar aslında Antep'in gündelik mizahına da konu olur. Öyleki salonda film gösterilirken salonun sallanması üzerine "Zelzele oluyor" korkusuyla halk kapılara hucum eder. Nakıp Ali halkın karşısına dikilir ve "Ne oluyor?" der. Antepliler "Zelzele oluyor sinema yıkılacak" deyince de "Sinema benim değil mi yıkılırsa yıkılsın size ne" diyerek halkı oturtur.

"Biber kendine kalorifer mi taktırdı"

Antep'te sinema tek olunca Nakıp Ali sineması etrafında söylentiler birbrini kovalar. Sinema bir yangın geçirir ve halk sinemaya gelmeye korkar bunun üzerine sinemasını onarımdan geçiren Nakıp Ali sinemanın ilk günlerini bedava yaparak müşteri sorununu çözer. Sinema biletlerine zam yapmak isyteyen Nakıp Ali belediyenin yolunu tutar. Ülkü Tamer'in anlattığına göre "Nakıp Ali, Belediye'ye başvurdu; bilet fiyatlarını 25 kuruştan 35 kuruşa çıkarmak için. Belediye'den yanıt geldi: "Sinemana kalorifer yaptırırsan, koltukları marokenle kaplatırsan, olur." Nakıp Ali Belediye'yi bastı o gün: "Ulan, pazarda biber kendine kalorifer mi taktırdı da 8 kuruştan 10 kuruşa çıktı! Patlıcan kendini maroken mi kaplattı da 12 kuruştan 20 kuruşa çıktı!"

Nakıp Ali kentte eğitim gelişmesi için de kendine göre bir çözüm yoluüretir. Sinemasını öğrencilere bevada yapan Nakıp Ali büyüklere de gece okuluna yazılıp müdürden kağıt getirirlerse sinemayı bedava yapacağını anlatır. Bir dönem Gaziantep'te sinemaya gidebilmek için çok kişi gece okuluna yazılıp okuma yazma öğrenmiş. Fakat Anteplilerin gönlünde Nakıp Ali'nin toplattığı "Hac" filminin özel bir yeri vardır. Nakıp Ali filmi gösyterimden önce bütün hocalara bir yemek verir ve müftü de yemeğe katılır. Daha sonra hocalar Hac filmi hakkında çeşitli yorumlarda bulunur. Antep'te film daha gösterime girmeden filmi üç defa seyredenin Umre'ye yedi defa seyredenin de Hacca gitmiş gibi olacağı ve sevap alacağı söylenir. Filmin gösterime gireceği gün sinamanın olduğu alan hınca hıç dolar ve film haftalarca gösterimde kalır. Parası olmayanlar "Evladım dört defa izleyebildim müsaade et üç defa daha izleyip Hac sevabı alayım "diyerek Nakıp Ali'nin kapısını çalmaya başlar; o da kimseleri kırmaz filmi izlettirir. 1 Nisan 1969'da yaşamını yitiren Nakıp Ali'nin yaşamı Kadir İnanır ve Fatma Girik'in, rol aldığı "Sinema Bir Mucizedir" filmiyle 2005 yılında sinemaya uyarlandı. Nakıp Ali Sineması, Orhan Barlas (Gazeteci Mehmet Barlas'ın babası, Gaziantep milletvekili), Rauf Kutlar (Onat Kutlar'ın babası) ve Ülkü Tamer'in girişimiyle kurulan "Gaziantep Sinema Tiyatro Derneği"nin sunduğu Türkiye'deki ilk sinematek gösterimlerine, tiyatro gösterilerine ve aralarında Safiye Ayla, Münir Nurettin gibi isimlerin de bulunduğu konserlere ev sahipliği yaptıktan sonra 1994 yılında Celal Doğan'ın Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde uygulamaya konan Kentsel Gelişim Projesi nedeniyle yıkıldı.

 

 

Nakıp Ali ismi modern sinemalarda yaşatılıyor

Gaziantep'te 2008 Mayıs ayında açılışı gerçekleşen Sinepark Nakıp Ali Sinemaları Gaziantepli efsane sinema işletmecisi Nakıp Ali'nin gelecek kuşaklar tarafından da tanınmasını sağlayacak.  Sinepark Nakıp Ali Sinemaları, 20 salonda toplam 1301 koltukla hizmet vererek Nakıp Ali ismini yaşatacak. Projeyi hayata geçiren Fiba Holding yönetim kurulu üyesi Murat Kazaz, açılış konuşması için kürsüye çıkıp konuşmaya başladığında mikrofonun çalışmaması üzerine salondan Nakıp Ali sinemalarında film izlemiş eski Gazianteplilerin duymaya alışık olduğu "Nakıp Ali'yi geçti ha…" cümleleri bu defa espri olarak salonda çınladı. Nakıp Ali'nin en küçük oğlu Doğan Nakıpoğlu da, FİBA yöneticilerinin sinemalarına Nakıp Ali adının verilmesinin aileiçinde mutlulukla karşılandığını belirterek, bu açılışın kendisini sinema salonunda filmler arasında geçen çocukluğuna götürdüğünü söyledi. Babasının İstanbul'da halka açık sinema gösterileri yapılmasından sadece 15 yıl sonra Gaziantep'te sinema salonu kurarak işletmeye başladığını anlatan Nakıpoğlu, "Babam bu sinemayla Gaziantep'in kültüründe önemli bir rol oynamıştır." dedi. Konuşmaların ardından Alper Baraner'in yönetmenliğinde çekilen "Evvel Zaman İçinde Bugünden Geleceğe Nakıp Ali ve Sineması" adlı otuz dakikalık belgeselin gösterimi yapıldı. Nakıp Ali'nin hayatını anlatan belgesel salonda sık sık kahkaha ve alkışa neden oldu. Sinepark Nakıp Ali Sinemaları'nın  açılış törenine Şevval Sam konseriyle devam edildi. Arkadaki sinevizyonda Yeşilçam filmlerinden parçalar eşliğinde Yeşilçam şarkılarını seslendiren Şevval Sam, "Özel insanları, özel şeyler bırakan insanları artık bulmak zor" diye başladığı konserde "Bunlar hepimizin gençliğini, çocukluğuna, aşklarına imza atmış şarkılar" dediği "Senede Bir Gün", "Bir kere sevdim diye", "Sonbahar Rüzgarı", "Ağlama değmez hayat" gibi şarkıların yanı sıra Nakıp Ali'nin çok sevdiği "Bakmıyor Çeşm-i Siyah" adlı şarkıyı da seslendirdi.

 

 

"Böyle bir sinemasal ortam görmedim"

Nakıp Ali Sinemaları'nın açılışında İstanbul 27. Uluslararası Film Festivali'nde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "En İyi Türk Yönetmeni" ödülünü alan ve hat sanatçısının yaşadıkları üzerinden bir vicdanî hesaplaşmayı anlatan "Nokta" filminin Gaziantep galası da yapıldı. Gala nedeniyle yönetmen Derviş Zaim ve filmin başrol oyuncusu Mehmet Ali Nuroğlu da davetliler arasındaydı. Açılış için hazırlanan sinematek filmlerini sinema yazarı Atilla Dorsay tanıttı. "İstanbul dışında hiçbir yerde böyle sinemasal bir ortam görmedim" diyen Dorsay, Türkiye'de ilk sinematek gösterimlerinin Nakıp Ali sinemalarında yapıldığını söyledi.

Dorsay sinematek gösterimi kapsamında seçtiği Ömer Lütfü Akat'ın Düğün filmini 1973 yılında çekmiş olmasına karşın filmin 35 mm'lik kopyasının bulunamadığına, Fransız yönetmen Jean-Luc Godard'ın 1958'de çektiği "Serseri Aşıklar" filminin ise daha eski bir film olmasına karşın pırıl pırıl bir 35 mm kopyasına ulaşılabildiğini söyledi. Dorsay, eski Türk filmlerinin 35 mm'lik kopyalarının toplanarak acilen koruma altına alınması gerektiğini söyledi. Dorsay, ayrıca Nakıp Ali'yi kitaplarıyla ve yazılarıyla tüm Türkiye'ye tanıtan Ülkü Tamer'in rahatsızlığı nedeniyle açılışa katılamamasını büyük bir eksiklik olarak niteledi.

 Ve 1 Nisan 2009 Nakıp Ali’nin 40. Ölüm yıldönümünde Nakıp Ali  Sineması Türkan Şoray’ı onun filmlerinde giydiği elbiseleri ve aksesuvarları ağırlıyor.

Bu etkinlik çerçevesinde Nakıp Ali sinemalarında Türkan Şoray’ın “ Vesikalı Yarim,Asiye Nasıl Kurtulur ve Yılanı Öldürseler” filmlerini izleyecekler türkiye’nin sosyal ve kültürel tarihine tanıklık etmenin dışında bir Gaziantepli olarak Nakıp Ali gibi bir hemşehriye sahip olmakla gurur duyacaklardır. Tıpkı benim O’nun dedem olmasından duyduğum gibi. O çağının en aydınlık siması olmasının dışında ilerici Türkiye Cumhuriyeti’ninde yılmaz bir askeriydi bence daha o yıllarda bu kadar cesur ve aydın fikirli olmak ve bu yenilikleri halka sunmak her babayiğidin harcı değildi bence. Ruhun şad olsun dede nur içinde yat.

 

 

 

 

"yazıyı yedi defa okuyan hacı oluyor"

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır

2009-04-25 02:43:46 - slm

Yazan: Donence
Fethiye ;; dort yil once bir haftalik tatil icin oradaydik,, cok begendigimi soyleyemem ama yinede fena degildi,,saklikente gidip balik yemistik en guzel an'im olarak o kalmis aklimda,,yolumuz duserse ins!!!bizim ilk oldugu icin daha tam kavrayamadik bazi seyleri ama gercekten muthis bir duygu,,bebek le birlikte evimizin cehresi 360 derece degisti, herseyde onun olmasi cok cok anlamli,, sayfanizi nickinizi biliyor olmama ragmen cok fazla taniyamamisim sizi,, simdi okudum da polyanna abla sayesinde baslamissiniz,,gercekten hatiri sayilir bir ablamiz,, blogda dort yila yakin bir zamandir varim ve gercekten yuzunu gormedigim sesini duymadigim cok kaliteli insanlar tanidim,,, tekrar haberlesmek dileklerimle, yorumunuz icinde tesekkurlerrr!
Bağlantı - -

2009-04-25 02:42:35 - slm lar;;;

Yazan: Donence
Fethiye ;; dort yil once bir haftalik tatil icin oradaydik,, cok begendigimi soyleyemem ama yinede fena degildi,,saklikente gidip balik yemistik en guzel an'im olarak o kalmis aklimda,,yolumuz duserse ins!!!bizim ilk oldugu icin daha tam kavrayamadik bazi seyleri ama gercekten muthis bir duygu,,bebek le birlikte evimizin cehresi 360 derece degisti, herseyde onun olmasi cok cok anlamli,, sayfanizi nickinizi biliyor olmama ragmen cok fazla taniyamamisim sizi,, simdi okudum da polyanna abla sayesinde baslamissiniz,,gercekten hatiri sayilir bir ablamiz,, blogda dort yila yakin bir zamandir varim ve gercekten yuzunu gormedigim sesini duymadigim cok kaliteli insanlar tanidim,,, tekrar haberlesmek dileklerimle, yorumunuz icinde tesekkurlerrr!
Bağlantı - -
« Önceki - Sonraki »

HAYAT VE İNSAN

hayat dediğin bir nehir akar gider karışamazsan sularına seyreder durursun yalnızca

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro
İlgili aramalar: müzik - Şebnem ferah - - sil baştan -  Şebnem -  ferah -   sil -   baştan